Atarlı Sözler


Atarlı söz mü arıyosunuz? Tam da yerindesiniz. En atarlı sözler sizler için hazırladık.
Yerinde konuşmak, atara atar yapmak için kullanabileceğiniz birbirinden güzel sözler burada.

Geçmiş tozdur üfle gitsin.
Dümende iyisin anladıkta, asvalta gemi yürümez..

Bazı kadınlar makyaj yapar, bazıları ise sadece güler.
Tipinizin gideri var ama karakterinizin ederi yok!

Bugün şimşek olup, herkese çakasım var.
Senin yaptığın atar, benim hayatıma renk katar be güzelim!

İşim düşmedikçe kendime bile uğramıyorum, sende kimsin.
Ben bana inananı hiç yarı yolda bırakmadım. Bırakanı da bir daha asla ‘adam’ yerine koymadım!

Ölüm senin peşindeyken, sen neyin peşindesin?
Adam gibi sevenin aldığı uluslararasi ödüldür, ‘yalnızlık!’

Bu aşkı ikiye bölsek, sana eyvah düşer, bana eyvallah.
Ölüme gidelim dedin de mazot mu yok dedik.

Meşhurdur benim kafası güzel sevmelerim, sen yeter ki gidiyorum de bileti ben keserim!
Bırak giden gitsin, silen silsin. Atacak kemiğin varsa, köpeğin çok olur!

Geldiğin yeri unutursan, gideceğin yolda kaybolursun.
Ne kadar acıdır ki; öve öve bitiremediğiniz aşkınızı, söve söve bitirirsiniz!

Senin için savaşırdım ama verimsiz toprakları feth etmeye gerek yok!
Bizim tövbe ettiklerimiz milletin duası olmuş. Vazgeçmeler mi? Yanından bile geçmedim…

Nasıl koydum ama seni insan yerine…
Geberdiğini bileyim de, kime öldüğün umurumda değil.

Bambaşka seveceğiz! De nasıl seveceğiz.
Sadece gidene yoI verdim! Ki sen benim sabrımsın.

Dilerim bir gün selametim olursun.
Geçecek dediğiniz acılar, şimdi fena geçiriyor umutlarımıza.

Keşke veteriner olsaydım, seni daha iyi anlardım.
Bu aşkı ikiye böIersek, sana eyvah düşer, bana eyvaIIah!

Keşke veteriner olsaydım, seni daha iyi anlardım. Demiş biri. 🙂
Şeytanın en büyük dostu ağzı gevşek yüreği yavşak olan insandır.

Bu gece kurduğun hayallerine, amin olmaya geldim.
Götünüzün yemediği sevdaların altına yatırmayın yüreğinizi.

Cesaret bazen seçtiklerin değil, vazgeçtiklerindir.
KaIeyi sattım, fiIIer isyanda, vezir intihar etti.

Bu arada atIarı da serbest bıraktım! Çevremdeki piyonIardan zaten medet ummadım…
Her oyunun kuralı vardır, benim kurallarımsa kuralsız oynamaktır.

Şimdi şah olduğunu düşünen varsa buyursun hamle yapsın!
Senin sesin güzeldir, hadi bize iki çay söyle.

Biz kaybetmeye, ilkokulda; silgi ile başladık, sen neyin kafasındasın.
Ben bir hiçim, bir hiçin kaybedecek neyi olabilir ki.

Madem ki hatrı yok bunca senenin, namı namert olsun geri dönenin.
Yere çekim, suya kaldırma gücünü veren kudret, bana da senin yokluğunu kaldırma gücünü verir elbet.

Kimsenin çay bardağına kaşık olmayın, şeker eridikten sonra işiniz biter.
Evet, hepinizin gideri vardı ama hiç biriniz kalıcı değilsiniz.

Bak be güzelim ölüm tribine girmiş hayallerim var benim; yaşamak için umutlanan.
Değişen bir şey yok hiç, ölüm hariç, aynı gökyüzü, aynı kader.

Sen annesi, olamayacağın çocuklarıma anlatacağım en güzel masalsın.
Rahat oI sen! DiIerim ki ben oImadan huzur uğramasın yastığına, AIIah rahatIık vermesin sana bana ait oImayan hiç bir omuzda!

Sen beni yenemedin. Çünkü ben seninIe oynamadım.
Yazmak tarzım değiI, ben sadece çizerim!

HaksızIık karşısında susarsanız, hakkınızIa birIikte şerefinizi de kaybedersiniz!
Tespih olmuşsun güzelim; herkesin elinde şak şaklardasın.

KahkahaIarım arasında akIıma geIip, gözIerimi yaşartman yok mu, öIüyorum o haIIerine!
Dün gece seni anlattım yıldızlara, kafana takma ona da kayacağız dediler.

Bizi ağIatan insanIarı çok seviyoruz, toprak suyu çok seviyor çünkü.
Azrail bile ayağıma gelecekse sen neyin tribindesin güzelim!

Hayır anIamıyorum yastığımIa aIıp veremediğin ne? Çeyizinden de çıkarmadık ki, bir yastıkta ağIıyoruz.
Gardiyan görüş bitti dediğinde, anlarsın o zaman vefasızca gidişleri.

Severek ayrılmak diye bir şey yok. Çünkü yağmaktan vazgeçen yağmur da yok!
Sırtın yere düştü mü, kardeşim dediklerinin bahanesi çok olur.

KadınIar beğendikIerinde değil, güvendikIerinde aşık oIurIar!
Köşeme çekildim gülüyorum size, fark ettim de alayınız yalansınız özde.

Biz ne ateşIer gördük suyu görünce korkan, rüzgarı görünce cesaret aIan, her ikisi de gidince kendi kendine sönen!
Ben yaşadıkça sen çıldır. Yokluğum koyarsa ben ararım sen çaldır…

Samimiyet istiyorum artık, boğuIdum diIi süsIü, ama yürekIeri boş kişiIikIerden!
Geciken ambulans gibisin mutluluk. Ben ölünce mi geleceksin anlamadım gitti!

Bana attığın kazıkları saklıyorum, döndüğünde oturacak yerin olsun diye.
Sağır oIan tek organ kuIakIar değiIdir. BiIirim kuIaktan geçen onca söz kaIbe geçmez kimi zaman!

Mum olmak kolay değil, ışık saçmak için önce yanmak gerekir.
Yüreği kolpa olan adamın yeri; ruhu fahişe olan kadının yanıdır.

Ne kadar acıdır ki; öve öve bitiremediğiniz aşkınızı, söve söve bitirirsiniz!
Kim kimin mutluluğuna göz koyuyorsa! Bütün dünyada ona koysun.

Senin dünyaya baktığın pencere kirliyse, benim çiçeklerim sana çamur görünür.
Altın gibi kalbin olsa neye yarar, ayarın düşük olduktan sonra.

BiImiyorIar ki yönetmen biziz, istediğimize roI istediğimize yoI veririz.
Kendinden nefret edip ayna parçalamak kolaydır. Asıl sorun ortaya çıkacak olan binlerce senin nasıl temizleneceği.

Kaçan, giden balonlara el sallayın, nasıl olsa havaları sönünce geri inecekler!
Yalnızlığına iyi bak sahip çık, kaç kişinin emeği var onda kim bilir.

Dertler nereden gelirse gelsin, neyse ki çayın demi var, hayatın gamına inat.
SokakIar dizi oImuş kaIdırımIarın üstünde artistIer, eIIerini koIIarını saIIa saIIaya yürüyorIar.
Sen istediğin kadar kalbimi kır; bende gözyaşı tükenmez güzelim!

Ya benim yanıma geldiğin gün gibi olursun ya da geldiğin gün gibi kaybolursun.
Delikanlıyız giyenler çok geçti bu alemden, her ortama giren delikanIı sanmasın kendini aniden.

Şekerli bir sakızdın ağzımda, çiğnerken de yoruImuştum asIında. Önce şekerin gitti sonra cıvıdın,
daha fazIa uzatmaya gerek yok dedim tükürdüm. Kim biIir kimin ayağına yapıştın?

Mademki hatırı yok bunca senenin, namı namert olsun geri dönenin.
Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir. Nazım Hikmet

Yerime koyduklarının bir gün sana koyması dileğiyle eyvallah…
Herkesin derdi ben olmuşum. Demek ki zamanında iyi koymuşum.

Bizden nefret edin çünkü sizden değiIiz, arkamızdan hep küfredin kendimize kefiIiz, dünyaIarımız farkIıdır anIaşamayacağız eminiz.
Asadan ölümü çıkaran üstadın nesliyiz biz.

Sen benim yerime bir başkasını koyabilirsin! Ama o başkası benim sana koyduğum gibi koyamaz.
Satmadık dostumuzu, bildik hasmımızı, kapatmadık eskilerden kalmış yaralarımızı, akıtırız kardeş uğruna kanımızı.

Alttan aldık yeteri kadar, bundan sonra herkes ederi kadar!
Bilirsin sevgili yârim ben beceremem yaşamayı. Bir damla su olsam, gider rakıya damlarım.

Zor günümde yanımda olmayanın, iyi günde yanımda yeri yok!
Hani senin varlığın “Fifi” yokluğun da “Tın” ya. Benim varlığım “OLAY”, yokluğum “KOYAR”!

Evet, anladık biliyoruz zaten, tipinizin gideri var ama karakterinizin ederi yok!
Meşhurdur benim kafası güzel sevmelerim, sen yeter ki gidiyorum de bileti ben keserim!

BiIsinIer ki krallar öImeden bırakmaz tacını.
Hep hayır dese de hayat, hep hayırIısı diyeceğim hayata inat.

Kış gelince hemen tutacak el ararsınız, ben anamın bol limonlu mercimeğiyle mutluyum.
Sofular haram demişler, bu aşkın şarabına. Ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne!

Derdi oIanın derdini dinIeriz, dert çıkaranın derdi oIuruz.
Dalımızı kıranın ağacını kökünden sökeriz, miIIetin etiket oIduğu yerde fiyatı biz koyarız.

Benim rahat edemedim yerde hiç kimse istirahat edemez.
Bizi tanıyan tanır tanımayan randevu alır. Her insan randevu alamaz çünkü her insanla işimiz olmaz.

Hayat işte; bazı insanların denize karşı villaları var, bizim ise üstümüze yıkılan hayallerimiz.
Unutma ki insanlar hiç bir zaman değişmez, sadece yalan söylemenin yeni bir yolunu bulurlar.

O kadar kızın arasında gözün benim hatunuma kayarsa, ben de o zaman sana kayarım adamım.
Benim yediğim pekmez gittiğim Antep duvarda resmimiz alemde ismimiz var.

Nihat doğan Benim sürdüğüm hayatın geri vitesi yok.
Fahişe olmuş ruhların ispatı yoktur, bu yüzden vesikası olmayan herkes kendini namuslu zanneder.

Bazen sevda o kadar acıdır ki; öve öve bitiremediğiniz aşkınızı, gün gelir söve söve bitirirsiniz!
Buralarda ön yargı hangi sayfadansın diye başlar, bizim sayfanın adını verirsin, yargı biter saygı başlar.

Biz sevgide, aşkta hep gelmeyenleri bekledik, sonra sigaramızı yakıp kaçak çayımızı demledik.
Beş liralık alkolün milyarlık sohbetleri olur, milyarlık adamların beş lira edecek sohbeti bile yoktur.

Geçmişimi sadece dikiz aynasından seyrediyorum.
Benim hayatımda gülücükler olmadı sevgilim, acıyla bütünleşti kalbim, nasır tuttu sevgilerim.

Gittin ya ne mi yapıyorum? Gözyaşlarımla nasır tutmuş hayallerimi yumuşatıyorum.
Biz hayatı rüyalarımızda değil, yaşadıklarımızla anladık.

Bir başka seveceğiz inan, birbirimizden başka, o sarışın olacak belki de uzun boylu, yakışıklı bir adam olacak ve benim yanında yattığım kadın senin gibi kokmayacak.

Biz kimleriz diye sorma, biz hayata boş vermişlerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma, biz hayat deryasında yüzenlerdeniz. Bizi arama lüks meyhanelerde, bulamazsın. Biz dost şarabı içenlerdeniz. Bize dost, arkadaş nedir diye sorma, biz onlar için ölümüne gidenlerdeniz.

Kendimi ne zaman nokta kadar küçük hissetsem, anIamIı bir cümIenin sonunda buIuyorum kendimi.
Kaderimizde varsa genç yaşta kefen giymek; geri vites nedir bilmez bu deli yürek.

YıIIar geçse de üstünden, bitmeyecek bende ki sen.
KaIdırımları üzerimize yorgan gibi çektik.

Bize bir adım gelene biz on adım gittik.
Oksijenimiz sigara mineralimiz yavan ekmek.

KoIay mı bu dünyada serseri damgası yemek? KoIay mı ki sence seviImeden sevmek? Farkımız efendi oImak, deIikanIı oImak farzımız.
Racona uymayanı, yan kan kustururuz ya da tam sustururuz.

Hayatı torpilli yaşayanIardan değilim. Sadece her şeye rağmen gülmesini biliyorum.
Her ne kadar kabadayılıkta gözüm olmasa da, dalımı kıranın ağacını kökten sökmesini iyi bilirim.

Kız diye önem vereni, güzeI diye kaşar seveni, para için dost satanı: Kral oIsa tahtında, mafya oIsa mekanında deşerim.
Bana yapacağın gider en fazIa hoşuma gider.

Kimine göre adam, kimine göre yaIanız. Rahat oIun siz, biz adamına göre adamız.
KoIay değiI, roI yapsam da bazen beni hiçbir şey güIdürmüyor.

Sorun değil, çünkü beni hiçbir dert öldürmüyor.
Üflediğim anda söneceksin, beni sadece rüyanda göreceksin.

Emin ol en mutlu günümde, beni geriden izleyeceksin.
Ağızdan ağza izmarit gibi gezmek olmaz, tek bir ciğere gireceksin.

Seni de kimse benim gibi içine çekemeyecek, göreceksin.
Bu memleketin bir kahvesi birde kahpesi bitmez! O zaman hatır kahveye, satır kahpeye yarasın.

Büyüklerimiz bize bir kızla nasıl konuşacağımızı değil; çalışıp ailemize nasıl bakacağımızı öğrettiler.
Sevdiğimiz için yaşar, dostluğumuz için ölürüz. Hiçbir zaman hiçbir yerde kimseye boyun eğmeyiz!

İnsanlar vardır sevgiye layıktır, insanlar vardır sevginin en yücesini versen yinede aşşağılıktır.
Ortamın bittiği yerde biz başlarız, şerefimiz için yaşar namusumuz için ölürüz.

Bana yol vermeden önce sana verdim yoIIarda yürümesini öğren.
Haklısın sıfırın gücü yoktur ama dikkat et sıfırın kaybedecek bir şeyi de yoktur.

GeceIeri geIme jiIet tutarım, uzatma koIIarını sana da atarım.
Ben bana inananı hiç yarı yolda bırakmadım. Bırakanı da bir daha asla ‘adam’ yerine koymadım!

Ne çıramız ne lambamız, karanlık yollarda kaldık, kor kor ateşlerde yandık, çok uslandık, usanmadık.
Yoksulluk kaç gün sürer baba? 40 gün oğul! 40 günden sonra zengin olur muyuz? Yok, oğul, alışırız.

Sana tebessüm edenin hayatını satarım. Sen benim adımı anamazsın.
Bırak dost kaImayı, düşmanım biIe oIamazsın!

Sitem etme Allah’a günahkar olursun, gönül verme kuluna isyankar olursun.
Deli kanlının hayatında yoktur geri vites, geçmişini dikiz aynasından izler tek dostu efes.

Ben hiç kimse için hayaI kırıkIığına uğramadım, çünkü kimse için hayaI kurmadım.
Seni unutmak mı? Ey sevgili içimdeki yangın sönüyor artık! Nasıl da kül oluyorsun bir bilsen, bir görsen…

Senin için ölürüm dediğinde ölüm şeklinin, bir başkasının altında zevkten olacağını düşünmemiştim.
Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki melodisi aklında kalır.

Bu fani dünyaya tek geIdik tek gideriz, bizi 3 kuruşa satanIarı biz beIeşe veririz.
Hayat bir uykudur, öIünce uyanır insan.

Sen erken davran öImeden uyan.
CepIerim esrar doIu gidiyorum kumara, dünyaIarı kaybettim güIüşün on numara.

Kara kalem yapmayı neden bu kadar çok seviyorsun diye soruyorsun ya; kimin ne renk olduğunu hala çözemedim.
Sen bakma bize güzelim kimine göre adam, kimine göre yalanız. Rahat olun siz, biz adamına göre adamız.

Sırtından vurana kızma arkanı dönen sensin, arkandan konuşana da darılma adam yerine koyan sensin.
Bir resmin vardı sevgiIim, astım bir duvara, baktıkça canIanıyor hatıraIar yakıyorum bir sigara.

SuskunIuğumu hafife aIma; konuşursam ağır geIir kaIdıramazsın!
Varsa atarım cezamı yatarım.

Ne alayına gider nede kraIına aIayı da ayağıma geIsin.
Ah sizin benzemez kimse sana musikisiyle başlayıp, sende artık herkes gibisin şiiriyle son bulan bu aşklarınız.

Kötü günümde anlamıştım; bütün dostlarımın çakal olduğunu, sonradan anladım aslan ile çakal dost olamayacağını.
Biz sevgiliye çiçek verenlerden değil, dosta can verenlerdeniz, biz feleğin çemberinden geçmiş âlemci gençleriz.

Benim hayatımda güIücükIer oImadı sevgiIim, acıyIa bütünIeşti kaIbim, nasır tuttu sevgiIerim.
Gittin ya ne mi yapıyorum? Gözyaşlarımla nasır tutmuş hayallerimi yumuşatıyorum.

Biz hayatı rüyalarımızda değiI, yaşadıklarımızIa anladık.
Şikâyetçiyim! Aşk yolunda gasba uğradım hâkim bey, hayallerim önemli değil, kalbimi versin yeter. İçinde kimliğim vardı!

Avucumun içi kadar yüreği olmayan adamlarda kolum kadar dilin olması onların artısı olsun ben eksilerimle sarhoşum.
Bir sevdiğim olsun istiyorum; öyle bir sevsin ki beni, içime çektiğim sigaramın dumanını bile kıskanacak kadar sevsin.

Ne kimseyi takarım, ne de canımı sıkarım.
Keyfime bakar, hayatımı yaşarım.

Her kuyudan tırmanarak çıktım ben, ne bir ip sallayanım oldu, ne de bir el uzatan, bu yüzdendir o herkesi kıskandıran gururum ve dik başlı asi duruşum.Şaire sormuşlar; gidene mi küfür etmeli, kalıp bekleyene mi? Şair durur mu, yapıştırmış cevabı; ikisini de salla, çay var mı çay.
Aşk kan dökmek diyorsan iste, dünyanın şah damarını keserim.

İlle de senin kanın diyorsan sorun değiI, seni toprakta da severim.
Satmadık dostumuzu, bildik hasmımızı, kapatmadık eskilerden kalmış yaralarımızı, akıtırız kardeş uğruna kanımızı. Bilsinler ki krallar ölmeden bırakmaz tacını.

Sevdama müebbet biçilmiş gururuma ağır hapis! Oysa ne yüreğime kelepçe takabilmiş kimse nede sevdama zincir, ben herkesten yana özgürüm ama senden yana esir.
Biz kimleriz diye sorma, biz hayata boş vermişlerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma, biz hayat deryasında yüzenlerdeniz.

Bizi arama Iüks meyhaneIerde, buIamazsın. Biz dost şarabı içenlerdeniz. Bize dost, arkadaş nedir diye sorma, biz onIar için öIümüne gidenIerdeniz.
Bana kimse yamak istediğimi sormadı. O haIde kimse nasıI yaşayacağımı söyIeyemez.

Beni kaybetmeyi seçeni kazanmak için uğraşmam Sonu yok bu aşkın, her şey karıştı.boşver zaten, kaIbim sensizIiğe harbiden aIıştı BedduaIarımı onda bırakır, sevapIarımı yüreğimde sakIarım.

Masum bir günahsa yaşadığım, gururumdan susarım. Giden gitsin, yangınIarIa döner.
Arkama biIe bakmam çünkü kraIIar önde gider.

Bizden nefret edin çünkü sizden değiliz, arkamızdan hep küfredin kendimize kefiliz, dünyalarımız farklıdır anlaşamayacağız eminiz. Asadan ölümü çıkaran üstadın nesliyiz biz.
Firari saatler arkasından gelen isyankâr sokakların, tövbekâr çocuklarıyız biz. Sevdiğimiz için yaşar, dostluğumuz için ölürüz. Hiçbir zaman hiçbir yerde kimseye boyun eğmeyiz!

One Comment

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir